5 Mayıs Pazar Boğa Yeniayı (01:45) (14⁰ 10’)

  • 05/05/2019

5 Mayıs Pazar Boğa Yeniayı (01:45) (14⁰ 10’)

‘’heves, yeni projeler’’ (yeniay)
‘’toprak ana, müzisyen, sessiz insan, çiftçi’’

‘’taht kurmuşsun kalbime’’

‘’Uzaklarda arama; çünkü sen içimdesin
Taht kurmuşsun kalbime, en güzel yerindesin.’’ (Şemsettin Polat)

Uzaklarda aradığımız neler var? Yarınlarda aradığımız mesela! Uzak yarınlarda… Özlediğimiz, beklediğimiz… Eskiler gözden ırak olan, gönülden de ırak olur der. Halbuki birçok giden, memnun ki yerinden dediklerimiz, bir türlü özlemekten vazgeçemediklerimizdir. Belki de onlar ırak (uzak) değildir; çok yakınızdır onlara, ondan özlemleri içimize düşmektedir. Hatırladığımız şekilde kucaklama arzusu yükseliyordur içimizden, kokuları burnumuzun direğini sızlattığında… Belki de artık sarılmaların şekli değişmiştir.

Kalbimizin en güzel yerinde ne var? Samimiyet mi? Dürüstlük mü? Sevgi mi? Şefkat mi? Sarılmalar… Yorulmalar… Zorluklar… Aşılanlar… Aşılamayanlar… Savaşlar… Kayıplar… Zaferler… Burukluklar… Sizin de hiç olmuş mudur? Yendim; bununla birlikte hiç de kutlayabilecek gibi değilim. Keşke bunun yerine, kocaman bir sarılıp her şeyi unutabilseydim.

Bu hayattan yanımıza neyi alıp gideceğiz? Anılar mı? Yoksa onlar da kaybolup gidecek mi ya da onlar da mı geride kalacak, tıpkı bedenimiz gibi… Bir dokunuşun sıcaklığı, kalbimizin çarpışı, duyguların uyanışı, ruhun dansı… Hepsi geride mi kalacak? Müzik mi olacak gittiğimiz yerde, yoksa birbirinden güzel resimler mi? Tanrı bir sanatçı olabilir mi? Sanatı yaşam mı yoksa yaşam o sanatın doğasını anlayabilmek için bir kapı mı?

Ruhu okşayan bir tını olsun istiyorum bir gün buradan ayrılırken… Herkese dolu dolu teşekkür edebilmek istiyorum. Bir sürü iyi kim olsun istiyorum heybemde, çok da çabaya gerek bırakmamış bu iyi kiler için, kendiliğinden fısıldanmış… Kızgınlıkların yerini gülücükler almış olsun istiyorum. Hiç kızdınız mı kendinize? Ben çok kızdım.

Buna bile gülümseyebilsek hani… Hafif olsak… Hafif… Bir şarkı olsun dilimizde… Yolumuzdan geçen her kardeşe… Hepimiz bir tek Tanrının çocuğuyuz işte… Savaşlar dünyanın oyunuydu sadece… Savaşmalıydık ve sonunda çanak çömlek patladı. Öyleyse fısıldayayım, tüm kalbimle… Herkesin duyabileceği şekilde…

‘’Taht kurmuşsun kalbime, en güzel yerindesin…’’

Dosta selam olsun,
Hüseyin Akdağ

Diğer Yazılar